O sabah balkonun kapısı küçük bir esintiyle açılıverdi. Annem söylenerek odama girdi: “Bu bahçe merakın yüzünden kapını açık unutuyorsun. Hasta olacaksın.”
Hiçbir şey söylemedim. ‘Bu kokuları duyup da hasta olabilir mi insan?’ Desem alacağın cevabı biliyordum: ‘Hangi kokuları?’ diyecekti. Evet, ne annem ne de babam çiçeklerin kokusunu alamıyordu. Makarnanın sosundaki fesleğen tadını fark etmiyorlar, reçelin gülden mi kayısıdan mı yapıldığını anlamıyorlardı. Üstelik bütün yetişkinler aynı durumdaydı.
‘Acaba annem her zaman böyle miydi? Çocukluğunda büyükannemle birlikte kuruttu nanenin keskin kokusunu duymamış mıydı?’ ‘Duymuştu’ dedi bir ses. “Kim konuştu? Kim var orada? “ “Soru sordun, ben de cevap verdim. Neden bağırıyorsun?” dedi aynı ses. İşte minik mavi arkadaşımla böyle tanıştım. “Ama sen bir böceksin! Nasıl konuşabilirsin?“ diye sordum. “Teessüf ederim. Bana böcek demen çok kaba bir davranış.“ “Adım Yusufçuk!“ dedi.
‘Nasıl yani? Hem konuşabiliyorsun, hem de bir ismin mi var?’ dedim. “Bu insanlar tuhaf yaratıklar! Sadece kendilerinin nefes aldığını, yemek yediğini, mutlu olduğunu, üzüldüğünü, konuştuğunu; yani bu dünyada yalnız kendilerinin yaşadığını zannediyorlar’ diye cevap verdi. ‘Sadece ben değil, bütün bitkiler ve hayvanlar konuşabilir. Sen anlamıyorsun diye bu gerçeği nasıl inkar edebilirsin?“ diye ekledi.
İlk Basım 2008 / Zeytinburnu Belediyesi Tıbbi Bitkiler Bahçesi
Ayşe, Kaan ve Berk, o gün yine okula gitmek için buluştular. Her zamanki gibi Kağan’ın annesinin ara...
Yazının olmadığı dönemlere tarih öncesi denir. Hani şu ilkel insanın mağara duvarlarına av isimleri ...
Ben Moki! Sana ormanın en büyük yarısını anlatacağım. Aslında bildiğin bir masal bu: tavşan ve ka...
Onlar her yerdeler! Gözle görülmez, kulakla duyulmaz, elle hissedilmezler. Milyonlarcası ile birlikt...
Ben okumayı, araştırmayı, anlatmayi ve düşünmeyi seviyorum. Okuduklarımı, öğrendiklerimi, bildikleri...
Merhaba! Benim adım lokum. Dünyanın farklı yerlerinden bana yazan, günlük hayatlarını ve güzel anlar...
O gün neşe içinde uyandım. Çok güzel ve yepyeni bir gündü. Yeni günde yeni bir şeyler yapmalı! Nered...
Ben Lokum! Yumuşacık, pudralı, bazen fıstıklı, bazen fındıklı, güllü lokum… Yüzyıllardır hep süsl...
Sevgili Işıklı, Okulunun hangi tarihte, nerede kurulduğunu biliyor musun? Sana, Işık’ın yüz yılı ...
Güzel İstanbul’un en güzel yerlerinden birindeyim. Tarihi yarım adanın tam ortasında. Yüzyılı aşkın ...
Çitlembik, o gece heyecandan uyuyamıyordu. Diş perisini bekliyordu. Uyursa geldiğini göremez, hangi ...
Sanat mağara duvarlarında başladı. Bulduğum taş parçaları ile resim çizdim. Toprağı suyla karıştırdı...
Hey sen! Evet, evet sen! Bu kitabın kapağını açtığında, kitapta bir iz bıraktığını biliyor musun? Na...
Bugün seni yatağından kaldıran şeyin ne olduğunu biliyor musun? Peki, sen uyurken kalbinin neyle çal...
Merhaba! Beni hatırladın mı? Rüzgârın öyküsünde ya da su buharının yolculuğunda karşılaşmış olabilir...
Sıcağı sever misin? Ben çok severim. Sıcak suyla duş alıp, sıcacık bir evde, mis gibi çay içmek gibi...
Benim adım enerji! Sabahları seni yatağından kaldıran, okula koşturan, sınava hazırlanmanı, spor yap...
O sabah balkonun kapısı küçük bir esintiyle açılıverdi. Annem söylenerek odama girdi: “Bu bahçe mera...
“Bıktım sürekli dönmekten, döndürülmekten. Midem bulandı bütün odayı karış karış gezmekten. Şu yaram...
Evvel zaman içinde, uzun zaman önce, zamanın birinde… Bütün masallar benimle başlar. Benim adım Zama...
Evvel zaman içinde, uzun zaman önce, zamanın birinde… Bütün masallar benimle başlar. Benim adım Zama...
Evvel zaman içinde, uzun zaman önce, zamanın birinde… Bütün masallar benimle başlar. Benim adım Zama...
Hiç düşündün mü? Müzelerde sergilenen eserler nasıl korunuyor? Müzenin arka odalarında, senin göreme...
Miro öyle bir ressamdır ki, bir yere bir renk koyduğunda hep en doğru yere koyar. &nb...
Işığın resmini yapabilir misin? Peki, ya karanlığın? Benim adım Rembrandt Harmensz Van Rjin! Paletim...
Ben bir tacirim. Gemimle uzaklara giderek güzel şeyleri ülkeme getiriyorum. Yıl 1620! Venedik’te yaş...
Büyük Salvador Dali ile tanışmak ister misin? Ben Salvador Felipe Jacinto Dali! 11 Mayıs 1904’te ...
Tek bir hücre ile dünyaya geldin. O tek hücreye başka hücreler eklendi. Büyüdün, kocaman bir çocuk o...
Bir zamanlar, uzaklarda bir ülkede, dişleri hiç çürümeye insanlar yaşardı. Her zaman bembeyaz ve sağ...
Sıcak bir yaz akşamı, dünya karanlık ve sessizken, uzun zamandır yağmurun bile yağmadığı gökyüzünde ...
Ben Picasso! Benim öykümü dinlemek ister misin? Dikkatle oku o halde! 1881 yılında, 25 Ekim sabah...
Benim adım Aguste Rodin. Ben bir heykeltraşım. ne demek mi heykeltraş? Heykeltraş heykel yapan kişiy...
Bakma öyle genç göründüğüme. Binlerce yıl önce doğdum. Çok gördüm geçirdim. Her zaman böyle kağıttan...
Ben Cengiz Han! Moğol İmparatorluğu’nun yüce hanı olmadan önce adım Temuçin idi. Boz renkli bir kurt...